X
KAMPANYA

liposakşınla göğüs küçültme

Liposakşın

 

Liposuction ile vücudunuzu şekillendirelim !

Liposuction tekniği temelde vücutta şekil bozukluğuna yol açan yağ birikintilerinin ince kanüller yardımıyla ve dokuya zarar vermeden vücuttan alınması ve vücut görünümünün estetik açıdan güzelleştirilmesi işlemidir. Son yıllarda teknikte artan deneyim ve kullanılan kanüllerin çok daha az travmatik olması ile son derece güvenli bir şekilde istenmeyen yağları vücuttan uzaklaştırabiliyoruz. Yöntem sadece yağın vücuttan uzaklaştırılması olarak görülmemelidir, çünkü aslında bu işlem yağ dokusunu, dolayısıyla vücudu yeniden şekillendirme işlemidir. Burada cerrahın sanatsal görüsü, güzellik anlayışı ve deneyimi önem kazanmaktadır. Kullandığımız kanülün adeta bir heykeltıraşın spatulası misali dokuları yeniden şekillendirdiği düşünüldüğünde, yapılan işlemin sadece yağ çekmekten ibaret olmayacağı kolayca anlaşılacaktır. Bu noktada liposakşın işleminde estetik cerrah seçiminin ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkmaktadır, çünkü cerrahınızı değil, aslında vücudunuza şekil verecek sanatçıyı seçmektesiniz.

Hangi bölgelere liposakşın uygulanabilir?
Yüz ve boyun dâhil olmak üzere karın, ayak bileği, kol, göğüsler, popo, bacak gibi vücudun tüm bölgelerine liposakşın uygulanabilmektedir. Tek başına bir vücut şekillendirme yöntemi olarak kullanılabileceği gibi, karın germe, meme küçültme estetiği, boyun ve yüz germe gibi diğer estetik cerrahi işlemlerinde yardımcı yöntem olarak sıklıkla liposakşını kullanmaktayız. Hatta almış olduğumuz yağ dokusunu vücudun ve yüzün ihtiyaç olan bölgelerine enjekte ederek yani kök hücreden zengin yağ enjeksiyonu yaparak şekillendirme işlemini çok daha etkin bir şekilde gerçekleştirebilmekteyiz.

Liposakşın işleminde çekilen yağlar kullanılabilirmi?
Tabiki liposakşın işleminde alınmış olan yağları, saflaştırıp homojenize ederek yağ hücresi ve kök hücreden zengin bir halde ihtiyacımız olan vücut kısımlarını doldurmak, şeklini düzeltmek veya hacim kazandırmak için kullanabilmekteyiz. Bazen göğüs büyütme amacıyla kullandığımız bu yağlar, ihtiyaç halinde kontur düzensizliklerini düzeltmek için enjekte edilmekte ya da yüz bölgesinde gözaltı çukuru ve oluğunu doldurmak, elmacık kemiklerini belirginleştirmek ya da dudak büyütmek amacıyla çok başarılı ve etkin bir şekilde kullanılmaktadır.

Yüze yapılan yağ enjeksiyonlarının gençleştirici etkisi varmıdır?
Bu konu özellikle son yıllarda estetik cerrahi gündeminde sıkça tartışılmaktadır. Yapılan pek çok çalışmada gösterilmiştir ki yağ dokusu kök hücre dediğimiz tüm hücre ve organların öncüsü sayılan ve müthiş bir yenilenme kapasitesine sahip olan hücrelerden son derece zengindir. Dolayısıyla alınmış olan yağ dokusu uygun şekilde saflaştırıldığında ve dokuya enjekte edildiğinde o bölgeye çok miktarda kök hücre enjekte edilmiş olacaktır. Tabiki bu enjeksiyonlar o bölgenin yenilenme ye yapılandırılmasında önemli bir etkiye sahip olmaktadır. Böylece lekelerin tedavi edildiği, deri kalitesinin iyileştiği, yüzde ciddi bir gençleşme sağlandığı görülmektedir. Yüzlerine kök hücreden zengin yağ enjeksiyonu yaptığımız pek çok hastamızdan bu olumlu sonuçları kolayca tespit etmekteyiz. Ancak bu tedavi hiçbir zaman bir kök hücre tedavisi değildir, zira kök hücrelerin dokudan ayrıştırılması ve çoğaltılması doku kültürlerinde yapılabilecek son derece komplike bir işlemdir. Kök hücre tedavisi ile ilgili olarak deneysel çalışmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir ve önümüzdeki yıllarda pek çok kronik hastalığın tedavisinde bu yöntemle çok olumlu aşamalar kaydedileceği aşikardır. Bu durumda basın ve medyada görmekte olduğumuz “kök hücre tedavisi ile gençleştirme” tarzındaki ifadelerin, bilimsellikten uzak ve maalesef tamamen ticari kaygılar içeren ifadeler olduğu kolayca anlaşılmaktadır.

Liposakşın işleminden sonra dokuda düzensizlikler olur mu?

Ehil ellerde liposakşın işleminden sonra dokuda düzensizlik olma ihtimali son derece düşüktür. Bu sebeple adeta bir heykeltıraş yaklaşımıyla yapılacak bu işlemin, çok büyük bir özen ve dikkatle yapılması gerekmektedir. Liposakşın işleminde dikkat edilmesi gereken noktalara gereken hassasiyet gösterildiğinde, deneyimli bir estetik cerrahın bu türden sıkıntılar yaşama ihtimali yok denecek kadar düşüktür.

Liposakşın işlemi lokal anestezi altında yapılabilir mi?
Liposakşın işlemini genellikle lokal anestezi altında ve hafif sedasyon dediğimiz yarı uyur durumda rahatlıkla gerçekleştirebilmekteyiz. Bu yöntemde hasta işlem sırasında ve sonrasında ağrı hissetmeyeceği gibi, genel anesteziye ait bazı komplikasyon ihtimallerinden tamamen uzaklaşmakta ve işlem sonrası birkaç saat içerisinde taburcu edilmektedir. Böylelikle liposakşın yapılan alanın genişliğine bağlı olarak ertesi gün hatta aynı gün içerisinde sosyal yaşantınıza dönebilmektesiniz.

İşlem sonrasında iz kalır mı?
Liposakşın sonrasında sadece kullandığımız kanüllerin genişliği ölçüsünde 1-2mm lik izler kalmaktadır. Bu izler vücudun kıvrım bölgelerine yerleştirildiği için yara iyileşmesi tamamlandıktan sonra fark edilmeleri neredeyse imkânsızdır. Bu kadar küçük izler ile vücut şekillendirme işlemlerinin yapılabilmesi yöntemin bizlere sunduğu en önemli avantajdır.

Liposakşın sonrasında normal yaşantıma ne zaman dönerim?
Lokal anestezi altında yapılacak işlem sonrasında birkaç saat içerisinde hastaneden çıkarak evinize dönebilirsiniz. İşlemden sonra yaklaşık 4 hafta süreyle kullanacağınız vücudu saran elastiki giysiler veya korse benzeri materyaller size verilecektir. İlk 2 haftadan sonra masaj tedavileri veya kliniğimizde kullandığımız Venüs Freeze MP2 benzeri cihazlar ile hem derinin kendini toparlama süreci hızlandırılacak hemde olası düzensizliklerin önüne geçilmiş olacaktır. 3-4 gün sonrasında sportif amaçlı yürüyüşler, 7-10 gün içerisinde ise daha ağır egzersizlere başlayabilirsiniz. İşinize dönme süreci ise sizin kişisel özelliklerinize ve liposakşın yapılan alanın genişliğine bağlı olarak değişecektir. İşlem sonrası ertesi gün işine başlayan hastalarımız yanı sıra 3 günlük bir dinlenme sürecine ihtiyaç duyanlarda vardır. Bu durumda ortalama 1-3 gün arası bir süreye ihtiyacınız olduğunu söyleyebiliriz.

Liposakşın sonrasında kesin sonucu ne zaman göreceğim?
Liposakşın sonrasında doku şişliklerinin inmesi ve derinin kendini toparlaması için gereken bir süre vardır, işlemden hemen sonra 1 hafta içerisinde sonucu göreceksiniz ancak nihai sonuca 3-6 ay arasında ulaşılacağını bilmeniz son derece önemlidir . Bu süreçte özellikle ilk 1 ay içerisinde şişliklerin hızla indiğini ve 1 aydan sonra hergeçen gün istediğimiz görünüme dahada yaklaştığımız bir sürecin bizi beklediğini unutmayınız.

Meme Küçültme Estetiği – Draesthetic

- , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , -

meme kucultme estetigi

Meme Küçültme Ameliyatı: Sağlık ve Estetik Bir arada

Aşırı büyük göğüsler, günümüz toplumunda bir çok kadın için hem psikolojik, hem iletişim konusunda hem de fiziksel açıdan önemli bir sorun olabiliyor. Büyük göğüsleri nedeniyle olduğundan daha kilolu görünen, göğüslerini kamufle etmek için duruşunu bozan, göğüslerinin ağırlığı nedeniyle sırt, bel ve boyun ağrıları çeken bir çok kadın var. Ancak günümüzde estetik cerrahi biliminin bize sağladığı imkanlarla son derece konforlu ve ağrısız bir biçimde göğüslerinizi küçültmeniz mümkün. Başarılı bir meme küçültme estetiği ya da göğüs küçültme ameliyatıyla kısa sürede sandığınızdan çok daha kolay bir biçimde size yük olan ağırlıklardan kurtulabilirsiniz.

Meme küçültme ameliyatlarında göğüslerdeki fazla yağ dokusu, meme dokusu ve cilt dokusu alınarak, vücudunuz ile uyumlu ve estetik açıdan güzel bir meme şekli ve görünümü elde edilir. Bunun yanı sıra göğüslerin büyüklüğünden kaynaklanan bel ve boyun ağrıları, kol ağrıları, göğüs altlarında cilt dokusunun tahriş olması gibi sağlık problemlerinin giderilmesi bu operasyonlar sayesinde mümkün olmaktadır. Ayrıca büyük ve sarkık göğüslerin kişinin istediği kıyafetleri giymesine engel olduğunu, özellikle yaz aylarında plaj ortamında sıkıntı yaşadıklarını ve sosyal yaşantılarında rahat hareket edemediklerini pek çok hastamızdan duymaktayız. Bu haliyle meme küçültme operasyonları aynı zamanda kişinin kendine olan güvenini artırıcı, sosyal hayatını kolaylaştırıcı girişimler olma özelliğini taşımaktadır.

Meme küçültme ameliyatı kimlere yapılır?

Operasyona engel bir sağlık problemi bulunmayan, göğüslerinin gelişimi tamamlanmış ve göğüslerinin büyük ve sarkık olmasından şikâyetçi herkese bu ameliyat uygulanabilir. Ameliyat yaklaşık 2,5–3 saat sürer ve genel anestezi altında gerçekleştirilir, ameliyat sonrası 1gece hastanede misafirimiz olduktan sonra, ertesi gün gayet formda bir şekilde evinize gidebilirsiniz.

Planlanan bir gebelik var ise meme küçültme ameliyatı ertelenmelimidir?

Planlanan bir gebelik, meme küçültme ameliyatları için kesin bir engel değildir. Ancak gebeliğe bağlı olarak ve gebelik sonrası emzirme sürecinde, göğüslerin hacminde ciddi değişiklikler olacağını dikkate alırsak, böyle bir ameliyatın gebelik sonrası döneme bırakılmasının daha doğru olacağı söylenebilir. Buna rağmen çok ciddi meme büyüklüklerinde veya heriki meme arasında çok belirgin farklılık olduğu durumlarda veya göğüslerin büyüklüğü nedeniyle ciddi fiziksel veya sosyal sağlık problemleri yaşanıyorsa, operasyon gebelik sonrası dönemi beklemeden gerçekleştirilmelidir.

Meme küçültme ameliyatı sonrasında bebek emzirebilirmiyim?

Meme küçültme ameliyatlarından sonra emzirmenin bozulması ile ilgili olarak değişik oranlar bildirilmiştir. Kullanılan tekniğe bağlı olarak değişmekle birlikte, çok aşırı büyük olmayan göğüslerde emzirmeye yönelik bir sıkıntı yaşanma ihtimali oldukça düşüktür.

Meme başının hissetmesi bozulur mu?

Meme küçültme ameliyatlarında potansiyel olarak böyle bir risk mevcuttur, ancak kullanılan teknik, titiz bir planlama, dokuya saygılı cerrahi manipülasyon ve tecrübe ile bu risk oldukça azaltılmaktadır. Emzirmeye benzer şekilde, çok büyük memelerde, kullanılan tekniğe bağlı olarak bu risk artmaktadır.

Meme küçültme ameliyatı sonrasında nasıl bir iz kalır?

Meme küçültme ameliyatlarında göğüslerin büyüklüğü, meme dokusunun karakteristiği, cilt fazlalığı ve cerrahın yöntem seçimi gibi pek çok faktör ameliyattan sonra kalacak izlerin lokalizasyonunu ve uzunluğunu etkilemektedir. Yağ dokusundan zengin ve cilt fazlalığı minimal veya hiç olmayan memelerde sadece liposuction (yağ emme) yöntemiyle, 1-2mm lik izler bırakarak göğüslerin küçültülmesi mümkündür. Bunun yanı sıra sadece meme başının etrafında iz bırakarak veya meme başı etrafı ile birlikte aşağı meme altı oluğa doğru uzanan bir iz bırakılarakda operasyon gerçekleştirilebilmektedir.

Göğüslerin şekil ve büyüklüğü kalıcımıdır?

Göğüs küçültme ameliyatlarından sonra elde edilen formun kalıcılığı kişisel faktörler ve kullanılan yönteme bağlı olarak değişmektedir. Ancak bu sürenin oldukça uzun olduğunu söyleyebiliriz, tabiki yaşlanma nedeniyle yer çekiminin olumsuz etkilerini göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçek, dolayısıyla kilo alıp verme periyodları, hamilelik gibi göğüs dokusunda volüm değişikliğine sebep olacak faktörler ekarte edildiğinde, elde edilen sonuçların uzun yıllar sizi tatmin edeceğinden kuşkunuz olmasın.

* Bu sitenin içeriği, estetik cerrahi ve medikal estetik konularında bilgi edinmek isteyen kullanıcılar için hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler hiçbir zaman bir hekim tedavisinin veya konsültasyonunun yerini alamaz. Site içeriği kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez.