Leke Tedavisi – Draesthetic

By | | 17 Comments

Cilt lekeleri günümüzde kadın erkek pekçok birey için önemli bir sorun haline gelmiştir.Cilt lekelerinin pekçok türü mevcuttur ancak güneş lekeleri, doğum sonrası lekeler, sivilce lekeleri sıklıkla karşılaştığımız leke türleridir. Özellikle ozon tabakasındaki giderek büyüyen delik nedeniyle ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerine maruz kalma riski artmıştır. Güneş dolayısıylada ultraviyole ışınları lekelerin oluşmasında yada koyulaşmasında en önemli etkenlerden bir tanesidir. Her türden leke tedavisinde hastalarımıza ısrarla vurguladığımız çok önemli noktalardan bir tanesi, güneş ışınlarından etkin korunmanın leke tedavisinin olmazsa olmazı olduğudur.

Peki güneş ışınlarından etkin korunma ne demektir ?

Güneş ışınlarının en tepede olduğu vakitler olan 11:00-16:00 arası mecbur kalmadıkça açıkta olmamaya özen göstermek, eğer açıkta olmak kaçınılmaz ise mutlaka bir şapka ve 3 saatte bir 50 faktörlü bir güneş koruyucuyu tekrarlayarak kullanmaya özen göstermektir.

Leke Tedavilerinde Kullanılan Yöntemler Nelerdir?

Leke tedavilerinde öncelikle lekenin türünü belirlemek tedavinin başarısında son derece önemlidir. Kliniğimizde genellikle güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri, sivilce lekeleri, doğum sonrası lekeler, yanık lekeleri ve melasmaların tedavisine yönelik özel teknik ve yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemlri, kimyasal peeling uygulamaları, lazer tedavileri, dermaroller tedavisi ve PRP tedavisi olarak sıralayabiliriz.

Kimyasal peeling uygulamaları nelerdir ve nasıl uygulanmaktadır?

Çok farklı kimyasal peeling uygulamaları mevcuttur. Kliniğimizde %50-70 GA (glikolik asit), % 20 PA (pirüvik asit), %30 LA (laktik asit), %30 SA (salisilik asit) ve %20-30 TCA (trikarboksillik asit) peelingleri tek başına yada kombine peelngler şeklinde birlikte uygulanmaktadır. Kullanılan peeling ürünleri pigment üreten hücrelerin pigment sentezini baskılayarak, kollajen sentezini artırırarak ve hücre yenilenmesini sağlayarak leke tedavisinde etkin olurlar. Hangi lekede hangi peeling türünün yada kombinasyonunun kullanılacağına Doç.Dr. Serkan Yıldırım tarafından karar verilir ve uygulama yine konunun uzmanı olan Doç.Dr. Serkan Yıldırım tarafından yapılır. Kullanılan ürüne göre peeling aralığı 7 ile 20 gün arasında değişir. Seans sayısı ise yine tedaviye ve cildin vereceği reaksiyona göre 2 ile 6 seans arasında değişmektedir. İşlem sırasında hafif bir yanma batma hissi oluşabilir, bu sebeple lokal soğutma uygulanır. İşlemden sonra normal günlük hayat devam edilir.

Leke tedavisinde hangi lazer sistemini kullanmaktayız?

Kliniğimizde uygun hastalarda ve özellikle güneş lekeleri tedavisinde 755nm dalgaboyuna sahip Alexandrite lazer sistemi kullanılmaktadır. Genellikle 1 yada 2 seanslık uygulama yeterli olmaktadır.

Leke tedavisinde kullanılan PRP yöntemi nasıl bir işlemdir?

PRP tedavisinde kendi kanınızdan 1 tüp ierisine 8-10ml alnarak santrifüj edilir ve çok özel proteinler olan büyüme faktörleri (GF) ayrıştırılır. Bu büyüme faktörleri lekeli olan bölgeye verildiğinde bir onarım faaliyeti başlatırlar ve lekeye sebep olan hücreleri oradan uzaklaştırırken, hücre yenilenmesini hızlandrırlar. Leke için PRP tedavisi 1-3 seanslık uygulamalar şeklinde, ofis koşullarında yapılır ve kişinin normal günlük yaşantısını olumsuz etkilemez. PRP tedavisinin, kimyasal peeling ile birlikte kullanılması mümkündür ve bu birliktelik başarı şansını artırır.

Dermaroller uygulamasının leke tedavisindeki etkinliği nedir ve nasıl uygulanır?

Dermaroller yöntemi ile ciltte gözle görülemeyen mikro kanallar açılır ve cilde sürülen özel leke giderici serumların hızla deriye ve deri altına nüfuz etmesi sağlanır. Böylelikle serumun sadece deriye sürülmesiyle elde edilemeyen etki, çok daha hızlı ve etkin bir biçimde sağlanmış olur. Leke tedavisinin ötesinde dermaroller yöntemiyle etkin bir anti aging uygulamasıda sağlanmış olur. İnce kırışıklıklar giderilir, cilt daha gergin ve canlı bir hale gelir. Dermaroller yöntemi 7-10 günlük aralıklarla yapılacak 6-8 seanslık bir tedavi protokolünden oluşur.

Kimyasal peeling, dermaroller, prp, lazer uygulamaları bir arada kullanılabilirmi?

Tüm bu yöntemlerin birarada kullanılması mümkündür. Hatta birlikte kullanım nedeniyle elde edilecek sonuc çok daha iyi olmaktadır. Bu sebeple özellikle inatçı lekelerin tedavisinde Doç.Dr. Serkan Yıldırım kombine tedavileri tercih etmektedir. Yine bu tedavinin bir parçası olarak bitkisel içerikli etkin bir leke ürünü olan Thiospot İntensive, planlanan tedaviden önce başlanır ve tedavi sonrasında mutlaka enaz 3 ay kullanılması önerilir.

Büyüme Faktörü Tedavisi

By | | One Comment

ameliyatsiz-prp-tedavisi

DAMARLARINIZDAKİ SİHİRLİ GÜÇ: BÜYÜME FAKTÖRÜ

Damarlarımızın içinde sürekli hareketli canlı bir sıvı olan kanımız iki temel faktörden oluşmaktadır. Bunlardan biri plazma diğeri ise hücrelerdir.70 kg olan ağırlığında bir kişide ortalama 5 ila 6 litre kan bulunmaktadır. Bu kanın ortalama % 50- 60 ı sıvı halde olan plazmadır. Kanın temel hücrelerinden biri trombositlerdir. Temel görevleri pıhtılaşma sürecini başlatmaktır. Vücudumuzun herhangi bir yerinde oluşan kesiklerde deri yüzeyine çıkan trombositler kanamayı durdurarak koruyucu bir tabaka oluşturmaktadırlar. Ve oluşan bu tabaka yara iyileşmesinde önemli bir rol almaktadır. Yara yerinde çok kısa bir sürede yeni doku oluşumu gerçekleşmektedir. Trombositlerin faydası tıpta bir çok alanda kullanılmaya başlanmıştır.

Yöntem literatürde nasıl ifade edilir?

Platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması’ olarak literatürde geçmektedir. Kişiden çok az miktarda kanın alınarak özel bir tüpte santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve büyüme faktörlerinin ( Platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma’nın ) yine aynı kişiye enjeksiyon yolu ile geri verilmesini temel alan bir uygulamadır. Avrupa da yaygın olarak kullanılan bu yöntem FDA onaylıdır.

Tedavisinin amacı nedir?

Plateletler ( trombositler ) vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan ‘büyüme faktörlerini ‘ yapısında bulunduran kan bileşenleridir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız plateletleri bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır. Uygulamanın amacı; bu hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda plateleti ulaştırabilmektir. Böylece hasarlı dokunun onarımı hızlı ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır. Bunun nedeni ise; ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandaki miktarından 2 ila 4 kat daha fazla olmasıdır.

Bu uygulamanın hedefleri nelerdir?

Derimizin yaşlanması aynı yaralanma sürecinde olduğu gibi bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesi sonucunda oluşmaktadır. Derideki bir hasarı en hızlı, en etkili, en doğal şekilde onarabilecek olan yapı yine derinin ait olduğu bütünün bir parçası olacaktır.

Yöntem hangi tıp alanlarında kullanılmaktadır?

Dental – diş – implantlarında başlayan uygulama alanları estetik tıp, ortopedi, iyileşmeyen yara tedavileri, spor yaralanmaları gibi bir çok alanda hızla yayılarak artış göstermektedir.

Estetik cerrahide büyüme faktörü hangi amaçlarla kullanılır?

Saç dökülmesini önlemek

Yüz gençleştirme ( yüz, boyun, alın, göz çevresi, burun çevresi, dudak çevresi, çene altı, dekolte bölgesi )

Vücut gençleştirme ( eller, bacak içleri, kollar )

Kırışıklık tedavisi, çöküntülerin giderilmesi, deriye esneklik ve parlaklık kazandırılması

İyileşmeyen yara tedavileri

Çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlama tedavileri

Yara izleri

Akne tedavileri

Kök hücre tedavisimidir?

Kök hücre tedavisi veya hücresel tedavi bir yaralanma veya hastalığı tedavi etmek amacıyla hasar görmüş olan bir organa yeni hücrelerin tanıtılması anlamına gelen bir uygulamadır. Büyüme faktörü uygulamasında kök hücre mantığı ile yola çıkılmıştır. Bu yöntemde hasarlı dokunun onarımı için onarımı başlatan ve uyaran bir faktör olarak plateletlerden yararlanılmaktadır. Bu iki uygulama bu anlamda birbirlerinden ayrışmaktadır.

Büyüme faktörü uygulaması nasıl yapılır?

Uygulamanın yapılacağı kişiden 2 veya 3 tüp ( 16-23 ml ) kan alınır, 8 dakika boyunca 3000 devir / dakika santrifüj edilir. Santrifüj cihazında ayrıştırılan plateletler kitteki tüpün içerisinde yoğunlaşıp birikir ve ortaya çıkan kan ürünü yoğun trombositler ( pıhtı hücreleri ) ve lökositler ( beyaz kan hücreleri ) içerir. Aktive olmuş trombosit ve lökositler büyüme faktörleri salgılar. Bu ürün mezoterapi veya dolgu yoluyla yine aynı kişinin derisine uygulanır. Deri üzerindeki gençleştirici etki uygulamanın hemen sonrasında parlak, canlı ve sağlıklı bir görünümle hissedilmektedir.

Hücreler neden yaşlanan dokuya kendiliğinden gidip bu süreci başlatmıyorlar?

Esasen kan dolaşımı ile dokulara ulaşan plateletler bunu belirli ölçüde gerçekleştirebilirler. Fakat genel itibari ile yaşlanmakta olan bir bedende bu tetikleme süreci yeterli değildir. Bu nedenden ötürü plateletler den elde edilen büyüme faktörleri hedeflenen dokulara uygulanır.

Büyüme faktörü tedavisi güvenilir bir uygulama mıdır?

Yüz gençleştirme için büyüme faktörü uygulaması otolog bir uygulamadır. Yani kullanılan plateletler hastanın kendisinden alınanlardır ve kanın alınması, plateletlerin ayrıştırılması gibi yapılan tüm işlemler steril ve kapalı bir kit yardımıyla yapılmaktadır. Yani dışarıdan herhangi bir bulaşma riski taşımamaktadır. Ve ayrıca bunların dışında plateletlere eklenen herhangi bir ürün mevcut değildir. Tüm bunlar düşünüldüğünde bu tedavi yöntemi güvenilirdir.

Büyüme faktörü uygulamasındaki işlemlerin bir laboratuvarda yapılması gerekirmi?

Bu uygulamada yüz gençleştirme için kanın alınmasından dolgu ve mezoterapi ya da maske işlemlerine kadar tüm zincirin teknik ve hijyenik nedenler ile aynı yerde yapılması öngörülmektedir. Bu nedenle laboratuar ortamında yapılacak bir işleme ihtiyaç yoktur.

Mutlaka enjeksiyon yöntemi mi kullanılmalıdır?

Mezoterapi ve dolgu yöntemiyle uygulanabildiği gibi maske yardımıyla da uygulanabilir. Ayrıca özel bir kremin içine karıştırarak uygulamak da mümkün olmaktadır.

Maske yöntemi mezoterapi yöntemi kadar gençleştirici bir etkiye sahip midir?

Heriki yöntemde kullanılmakla birlikte mezoterapi yönteminin daha etkin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

 Uygulama süresi ne kadardır

Totalde yaklaşık 30 dakikalık bir uygulamadır.

Bir doz ayarlaması var mıdır?

Yüz gençleştirme için kullanıldığında doz aşımı gibi bir problem bulunmamaktadır. Elde edilen ürünün tamamı kullanılabilir.

Uygulama sonrası etki ne zaman görülür?

Uygulama yapıldıktan sonra ciltte sağlıklı, parlak, zinde bir görünüm ortaya çıkar. Ancak 3 – 4 uygulamadan sonra (yani bir kür olarak uygulandıktan sonra) kalıcı bir etki belirgin hale gelir. Parlaklık, ışıltı ve toparlanma ortaya çıkar.

Seans aralıkları nedir ve kaç kez uygulanmalıdır?

Yüz gençleştirme için Her ayda bir yapılacak 3 seanslık bir kür genelde tavsiye edilir ancak uygulamada farklı planlamalar da kullanılabilir. Bir kür uygulaması yapıldıktan sonra ise 10 – 12 ayda bir kür alınmalıdır.

Hangi hasta grubunda uygulanmaz?

Platelet sayısı yetersiz olan hastalarda ve kanser hastalarında uygulanmaz.

Kimyasal Peeling – Draesthetic

By | | 2 Comments

 

Meyve Asitleri ile Gelen Güzellik: Kimyasal Peeling

Kimyasal peeling, birtakım solüsyonlar yardımıyla yüz derisinin hasarlı üst katmanlarının soydurulması ve sonuçta daha kaliteli bir cilt yapısı elde edilmesi işlemidir. Yöntem yapısı itibariyle, istenmeyen izlerin giderilmesi, düzgün bir cilt elde edilmesi, sivilce izlerinin giderilmesi, kırışıklıkların tedavisi ve istenmeyen lekelerin ortadan kaldırılmasında tek başına veya başka yöntemlerle birlikte kullanılmaktadır. Peeling işlemi genellikle estetik amaçlı olarak güzelleşmek, kendine olan güveni artırmak için kullanılsa da, güneş ışınlarının etkisine bağlı olarak gelişen cilt kanserlerinin öncü lezyonlarının tedavisi içinde kullanılması mümkündür. Tüm dünyada peeling işlemi için kullanılan 3 temel kimyasal ajan vardır, bunlar alfa hidroksi asit (AHA) ve türevleri, trikloroasetik asit (TCA) ve phenol dür.

Alfa hidroksi asit (AHA)

Glikolik asit ve laktik asit gibi türevleri olan bu grup, genelde hafif peeling yapıcı ajanlardan oluşmaktadır. İnce kırışıklıklar, lekelerin giderilmesinde ve akne skarlarının hafifletilmesinde faydalı olurlar. Uygulama sonrası cildin parlak ve canlı bir görünüme kavuşması beklenir. İyileşme süresi gerektirmemesi avantajdır, ancak istenen etkinin sağlanabilmesi için haftalık veya daha uzun aralıklarla uygulamanın tekrarlanması kaçınılmazdır. AHA türevleri günlük kullanıma uygun olarak krem, yıkama solüsyonları gibi bazı kozmetik ajanlar içerisinde piyasada bulunabilmektedir.

Trikloroasetik asit (TCA)

İstenen peeling derinliğine ve dolayısıyla elde edilmek istenen etkiye göre farklı konsantrasyonlarda kullanılabilen bir ajandır. Genellikle orta ve derin peeling için kullanılır. Yüzeyel cilt düzensizlikleri, pigment problemleri, akne skarları için en sık kullanılan tedavi yöntemlerindendir. Toparlanma ve iyileşme süreci fenol peeling den daha kısadır. Kullanılan konsantrasyona göre birden fazla uygulama gerekebilir. Uygulama ofis şartlarında yapılır ve 10-15 dk. sürer.

Fenol peeling

Kuvvetli bir kimyasal solüsyondur, farklı ajanlarla birlikte bir formülasyon şeklinde kullanılır ve derin peeling yapar. Cilt kırışıklıkları ve akne skarlarının tedavisinde çok dramatik değişikliklere sebep olur. Fenol peeling derinin derin katmanlarına etki etmesi nedeniyle, istenmeyen pigmentasyonlara sebep olabilir, bu nedenle uygulama yapılacak kişinin cilt özellikleri çok iyi değerlendirilmeli ve mutlaka hazırlık dönemi geçirilmelidir. Toparlanma ve iyileşme süreci diğerlerine göre daha uzun sürmektedir. Uygulamanın mutlaka hastane koşullarında ve kardiak monitorizasyon ile yapılması gerekir. Uygulama süresi 1–1,5 saati bulabilir.

Kimyasal peeling uygulamasında anestezi gerekirmi?

Kimyasal peeling uygulamalarında anesteziye ihtiyaç yoktur.

Uygulama öncesi hazırlık gerekirmi 

Özellikle TCA peeling uygulamasında, etkinliği artırmak için, derinin üst tabakalarını soydurucu bir takım kremler kullanılabilir. Yine peeling uygulaması sonrası gelişebilecek lekelenmelere engel olmak için tedbir amacıyla kullanılabilecek pomadlar mevcuttur. Doktorunuzla yapılacak görüşmede cilt karakteristiklerinize ve uygulamadan elde edilmesi istenen sonuca göre, peeling öncesi hazırlık konusunda size bilgi verilecektir.

Peeling yüz germeye alternatif bir yöntem midir ve cildin yaşlanmasını durdururmu? 

Peeling cerrahi yöntemlere alternatif değildir, ancak birlikte kullanıldığında cerrahi yöntemlerden elde edilecek sonuçların etkinliğini artırır. Kimyasal peeling cildin yaşlanmasını elbette durduramaz ancak cildin üst tabakalarını yenileyerek daha gergin, parlak ve canlı görünümünü sağlar.

Peeling sonrası dönemde nelere dikkat etmem gerekir?

Tüm peeling uygulamalarından sonra güneş ışınlarından kaçınmak ve mutlaka güneş koruyucu krem kullanılması gerekir. Özellikle hassas ciltlerde ve TCA peeling uygulamalarında, istenmeyen lekelenmelerden kaçınmak için güneş koruyucu krem kullanımı şarttır. Bunun dışında makyaj malzemelerinin seçiminde çok seçici davranılmalı ve alerjik ürünlerden kaçınılmalıdır. Yine bu dönemde iyi bir nemlendirici ile cilt bakımının yapılması gerekmektedir.

İyileşme süreci nasıldır ve ne kadar sürer?

AHA türevleri ile yapılan uygulamalarda toparlanma sürecine ihtiyaç olmadığı için sosyal yaşantınıza devam edebilirsiniz ve işinize devam etmenizde bir engel yoktur. Uygulanan konsantrasyona göre değişmekle birlikte TCA ve fenol peeling uygulamalarında ise 5-7 gün arası bir toparlanma süreci gerekir ve genelde 10 gün  içerisinde süreç tamamlanır. Bu dönemin sonunda kabuk benzeri şekilde cildin üst katmanları dökülerek, altta pembemsi ve gergin bir cilt görünüm belirir. Yine bu süreç içerisinde ilk 2-3günde yüzde oluşacak şişlikler tamamen iner ve normale döner. Bu pembemsi cilt renginin normale dönmesi bazen bir ay sürebilir, bu süreç yapılan uygulamanın derinliğine ve cilt tipine bağlı olarak değişmektedir.

Kimyasal peeling kimler tarafından yapılmalıdır?

Kimyasal peeling uygulamaları (özelliklede TCA ve fenol peeling) kesinlikle deneyimli bir Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı veya Dermatolog tarafından yapılmalıdır. Aksi takdirde işin uzmanı olmayan kimseler tarafından yapılan uygulamalarda, geri dönüşü olmayan ciddi olumsuzluklar yaşanabilir.

Fraksiyonel Lazer – Yüz Gençleştirme

By | | 13 Comments

Er-YAG fraksiyonel lazer nedir?

Er-YAG fraksiyonel lazer 2940nm dalga boyuna sahip bir lazer türüdür. Kromoforu su olan bu dalga boyundaki lazer, içeriğinde su olan dokular tarafından emilir ve içerdiği enerjiyi bu dokulara aktarmak süretiyle etkisini gösterir.

Er-YAG fraksiyonel lazer kullanım alanları nedir?

Er-YAG fraksiyonel lazer in estetik cerrahide temel kullanım alanı cilt gençleştirme ve kırışıklık
tedavisi dir. Tüm yüzde gençleştirme ve kırışıklık tedavisi amacıyla kullanıldığı gibi, göz çevresi, ağız çevresi ve boyun gibi özellikle şikayetçi olunan bölgelerde kırışıklıkları gidermek amacıyla etkin şekilde kullanılır. Özelllikle göz çevresi kırışıklarını giderme yanında göz altı morlukların tedavisindede başarılı sonuçlar sağlar.

Fraksiyonel lazer in konvansiyonel lazerlere üstünlüğü nedir?

Konvansiyonel lazerlerde görülen uzun iyileşme süreleri ve hiperpigmentasyon (leke oluşumu) gibi problemlerden uzaklaşmak amacıyla fraksiyonel lazer ler geliştirilmiştir. Bu lazer tiplerinde yüz gençleştirme ve kırışıklık tedavisi nde iyileşme süreleri çok kısadır ve hasta için çok daha konforludur. Ayrıca pigmentasyon riskleride son derece düşüktür.

Fraksiyonel lazer uygulamasından sonra iyileşme sürecinde neler gözlenir?

1-3 gün sürecek bir kızarıklık yada hafif pullanma genelde görülen belirtilerdir. Ancak uygulama derinliğine bağlı olarak soyulma daha fazla olabilir ve iyileşme 5-7 güne kadar uzayabilir.

Fotona Er-YAG fraksiyonel lazer in diğer lazerlere üstünlüğü nedir?

Fotona, Er-YAG fraksiyonel lazer de dünya öncüsü bir markadır. Geliştirdiği teknolojiler sayesinde
Fraksiyonel Er-YAG lazer uygulamalarında yüksek klinik etkinlik ve üst düzey hasta güvenliğinin birlikte edinilmesini sağlar.

Er-YAG fraksiyonel lazer ile sadece kırışıklık tedavisimi sağlanır?

Fotonanın geliştirmiş olduğu teknolojik uygulamalar sayesinde kırışıklık gidermenin yanında, derin dokuda sağlanan termal etkiyle kollajen sentezi artar ve sonuçta derinin elastikiyet artışı ve sarkmaların giderilmesi sağlanmış olur. Kliniğimizde yüz gençleştirmede Fotona Er-YAG lazer ile Nd-YAG lazer sisteminin Fotona tarafından geliştirilen kombine uygulaması ile ileri düzey cilt gençleştirme sağlanmaktadır.

Er-YAG fraksiyonel lazer ile akne (sivilce) izi tedavisi yapılabilirmi?

Er-Yag fraksiyonel lazer yapılan akne izi tedavilerinde sonuçlar son derece başarılıdır. İzlerin derinliğine göre yapılacak tedavi seçimleri sayesinde hertipte ve derinlikte akne izlerinde yüksek hasta memnuniyeti sağlanır. Yine kişinin cilt tipine ve izlerin derinliğine göre bazen birden fazla seans uygulaması gerekebilmektedir.

Er-YAG fraksiyonel lazer ile leke tedavisi yapılabilirmi?

Özellikle güneş lekeleri olmak üzere pekçok inatçı leke tedavisinde Er-YAG lazerler başarıyla kullanılmaktadır.

Karın Çatlaklarının tedavisinde Er-YAG fraksiyonel lazer in etkinliği nedir?

Çatlağın derinliğine ve genişliğine göre değişen etkiler söz konusudur. Özellikle kollajen sentezini akti?eyen SMOOTH mod sayesinde, minimal ablatif etkiyle çatlak tedavisinde etkin sonuçlar elde edilmektedir. Bu noktada hastanın detaylı olarak değerlendirilmesi ve beklentilerin iyi belirlenmesi önem taşır. İleri evredeki çatlaklarda tam olarak çatlağın giderilmesi mümkün olmasada, özellikle ameliyat istemeyen hastalar için tatmin edici iyileşmeler sağlanmakta ve sıklıkla tercih edilmektedir. Diğer taraftan mini bir abdominoplasti operasyonu sonrası yapılan Er-YAG fraksiyonel lazer uygulamalarımız ile daha ileri
sonuçlar sağlanabilmektedir.

Er-YAG fraksiyonel lazer ile yapılabilen diğer tedaviler nelerdir?

Siğil, ben, et beni, ?broma, ksantelazma gibi iyi huylu cilt lezyonlarının tedavisi iz bırakmadan ablatif uygulamalar sayesinde yapılabilmektedir. Hipertrofik skar gibi istenmeyen yara, yanık ve dikiş izlerinin tedaviside yine Er-YAG fraksiyonel lazer ile mümkün olmaktadır.

Er-YAG fraksiyonel lazer uygulamalarından sonra dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Özellikle cilt gençleştirme, sivilce izlerinin giderilmesi, kırışıklık tedavisi , leke tedavisi gibi geniş yüzey uygulamalarından sonra cildin önerilen nemlendirici ile sık sık nemlendirilmesi, güneşten çok iyi korunmak ve eğer uçuk hikayesi var ise tedaviye bir antiviral eklemek dikkat edilmesi gereken temel noktalardır. Uygulama öncesi ve sonrası gereken tüm bilgilendirmeler doktorunuz tarafından yapılacaktır.

× Whatsapp İletişim